DOLAR

45,0379$% 0.19

EURO

52,8518% 0.28

GRAM ALTIN

6.814,23%0,53

ÇEYREK ALTIN

11.081,00%0,31

TAM ALTIN

44.148,00%0,32

ONS

4.708,82%0,34

BİST100

14.409,07%0,51

BİTCOİN

3522447฿%1.18555

ETHEREUM

106297Ξ%2.11313

TETHER

45.02$%-0.00911

Sabah Vakti a 02:00
Malatya HAFİF YAĞMUR 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
Ulusal Araç ve Yeni Teknolojiler Platformu
Ulusal Araç ve Yeni Teknolojiler Platformu
Güncellenme - 10 Mart 2026 20:40
Yayınlanma - 10 Mart 2026 20:40

CIA Belgesi Kanser Tedavisini Gizledi mi? Sosyal Medyada Yaygınlaşan İddialar ve Gerçekler

Sosyal medyada yayılan 1951 tarihli CIA belgesi, ABD istihbaratının kanser tedavisini bulup gizlediği iddialarına yol açtı. Ancak uzmanlar, belgenin aslında Sovyet bilimsel bir araştırmasını inceleyen istihbarat raporu olduğunu ve iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtiyor. Belge, 2014'te kamuoyun

CIA Belgesi Kanser Tedavisini Gizledi mi? Sosyal Medyada Yaygınlaşan İddialar ve Gerçekler
0

BEĞENDİM

Sosyal medyada son günlerde dolaşıma giren 1951 tarihli bir CIA belgesi, ABD istihbaratının 20. yüzyılın ortalarında kanser tedavisini keşfedip gizlediği yönünde iddialara neden oldu. Ancak uzmanlar, internette yer alan bu yorumların, belgenin asıl içeriğiyle önemli ölçüde farklılık gösterdiğini belirtiyor. Belge, aslında yaklaşık 60 yıl önce yayımlanmış bir bilimsel araştırmayı inceleyen bir istihbarat raporundan ibaret.

Belge, 2014 yılında gizliliği kaldırılıp kamuoyuna açıklanmış olmasına rağmen, son dönemde sosyal medyadaki paylaşımlarla yeniden geniş kitlelerin dikkatini çekti. Uzmanlar, belgenin içeriği ile dolaşımdaki yorumlar arasındaki tutarsızlığın, halk sağlığı açısından ciddi sonuçlar doğurabileceği uyarısında bulunuyor.

CIA’İN ARŞİVLEDİĞİ BELGE NE ANLATIYOR?

Şubat 1951 tarihli CIA raporu, Sovyet bilim insanlarının parazit kurtlar ile kanserli tümörler arasındaki metabolik benzerlikleri incelediği bir çalışmanın özetini içeriyor. Raporda, araştırmacıların her iki yapının da benzer metabolik koşullarda geliştiği ve enerji depolama biçimi olan glikojeni yüksek miktarda biriktirdiği ileri sürülüyor. Soğuk Savaş döneminde CIA’in, Sovyetler Birliği’nden gelen bilimsel çalışmaları takip etmesi olağan bir istihbarat faaliyetiydi. Belgenin üst kısmında yer alan “Bu değerlendirilmemiş bilgidir” ifadesi, CIA’in rapordaki bulguları doğrulamadığı veya desteklemediği anlamına geliyor.

Çalışmanın yazarı, Leningrad’da yayımlanan Priroda dergisinde 1950 yılında makalesini yayımlayan Profesör V.V. Alpatov’tu. Alpatov, konak canlı içinde yaşayan endoparazitler ile kötü huylu tümörlerin benzer bir metabolik profile sahip olduğunu ve bunun biyolojik bir akrabalığa işaret edebileceğini savunuyordu.

TARTIŞMANIN MERKEZİNDEKİ KİMYASALLAR

CIA raporunda adı geçen önemli maddelerden biri, Alman kimyager H. Mauss tarafından 1938’de geliştirilen Myracyl D adlı ilaçtı. Bu bileşik, paraziter bir hastalık olan “bilharzya” tedavisinde etkiliydi ve Sovyet araştırmasına göre tümörler üzerinde de belirli etkiler göstermişti.

Raporda ayrıca, DNA ve RNA’nın yapı taşlarından guanine ile kimyasal olarak benzeyen “Guanozolo” adlı bir maddeden de bahsediliyor. Laboratuvar deneylerinde bu bileşiğin, genetik bilgi taşıyan nükleik asitlerin üretimini engelleyerek farelerde büyütülen tümör hücrelerini baskılayabildiği belirtiliyordu. Araştırmada, “atebrin” adlı bir kimyasalın iki farklı moleküler formunun tümörler ve parazitler üzerindeki etkileri de incelenmişti. Bazı tümör dokularının ve parazitlerin belirli kimyasal forma daha duyarlı olması, araştırmacıları bu iki yapı arasında ortak biyolojik özellikler olabileceğini düşünmeye itmişti.

Araştırmanın yazarları, kanserin hücre içindeki kimyasal ortamda meydana gelen değişimlerden, özellikle enzimler ve proteinlerle ilgili süreçlerden kaynaklanabileceğini öne sürüyordu.

SOSYAL MEDYADAKİ İDDİALAR VE GERÇEK DURUM

Belgenin yeniden gündeme gelmesi, sosyal medyada komplo teorilerinin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı kullanıcılar, CIA’in “kanserin parazit olduğunu bildiğini” veya bir tedavinin kasıtlı olarak gizlendiğini iddia etti. Ancak uzmanlar, bu yorumların belgeyle örtüşmediğini vurguluyor. CIA, Soğuk Savaş boyunca Sovyetler Birliği’nden gelen tarım, fizik ve tıp alanlarındaki sayısız bilimsel çalışmayı rutin olarak “gizli” olarak sınıflandırmıştı. Alpatov’un makalesinin bir tedaviyi gizlemek amacıyla saklandığına dair herhangi bir kanıt bulunmuyor.

BİLİMSEL PERSPEKTİF VE UYARILAR

Bazı uzmanlara göre, araştırmanın dayandığı fikir tamamen temelsiz değil. Boston College’dan kanser biyoloğu Dr. Thomas Seyfried, parazitler ile kanser hücrelerinin bazı enerji üretim yollarını paylaştığını ve bu nedenle parazit ilaçlarının bazen tümörleri de etkileyebileceğini savunuyor. Ancak laboratuvar veya hayvan deneylerinden insanlarda kanıtlanmış tedavilere ulaşmanın uzun ve zorlu bir süreç olduğunu belirtiyor.

Örneğin, parazit ilacı olarak bilinen İvermektin de son yıllarda kanser araştırmalarında inceleniyor. Laboratuvar çalışmalarında ilacın kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlatabileceği ve bağışıklık sisteminin tümörleri tanımasına yardımcı olabileceği gözlemlendi. Cedars-Sinai Tıp Merkezi tarafından yürütülen erken aşama bir klinik çalışmada, metastatik üçlü negatif meme kanseri hastalarında İvermektin ile bağışıklık tedavisi ilacının birlikte kullanımı test edilmişti. Sekiz hastanın değerlendirildiği çalışmada, bir hastada hastalık stabil kalırken altı hastada ilerleme görüldü, bir hastada ise kısmi yanıt elde edildi.

Bilim insanları, sosyal medyadaki iddialara yanıt vererek, bu tartışmaların kanserin bir parazit olduğu anlamına gelmediğini ve bu tür düşüncelerin insanları yanlış yönlendirebileceğini belirtiyor. Uzmanlar, her kanserin farklı olduğunu, hepsinde aynı etkiyi gösterecek “sihirli bir formül” bulunmadığını ve kanıtlanmamış ilaçların kullanımının durumu daha da kötüleştirebileceğini vurguluyor. Bu nedenle, bilimsel kanıtlara dayalı tedavilere odaklanmak büyük önem taşıyor.

Fotoğraf: MALATYA BÜYÜKŞEHİR HABER

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Sıradaki haber:

Kıyamet Balığı Efsanesi Canlandı: İki Dev Kürek Balığı Sahilde Görüldü

✅ İçerik Koruması Aktif